İstanbul’un dinamik semtlerinden Ataşehir, genç nüfusu, modern yaşam alanları ve kültürel çeşitliliğiyle öne çıkan bir bölge. Bu çeşitlilik içinde trans bireyler, kendilerini ifade etme, toplumsal kabul görme ve insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürme mücadelesi veriyor. Bu mücadelenin önemli figürlerinden biri olan Fesa, sosyal medya profili aracılığıyla yalnızca kişisel deneyimlerini değil, aynı zamanda trans hakları ve toplumsal eşitlik gibi evrensel değerleri savunuyor. Peki, bu profil bize ne anlatıyor?
Kimlik ve Toplumsal Kabul
Trans bireylerin Türkiye’de yaşadığı zorluklar, ne yazık ki hâlâ derin sosyal ve yasal engellerle dolu. Fesa’nın paylaşımları, bu engellerle nasıl mücadele ettiğini, kimliğini sahiplenme sürecini ve toplumun önyargılarına rağmen ayakta kalma çabasını samimi bir dille aktarıyor. Örneğin, iş bulma sürecinde yaşadığı ayrımcılık veya kamusal alanda karşılaştığı taciz gibi deneyimler, yalnızca bir bireyin değil, tüm bir toplumun yüzleşmesi gereken gerçekler olarak karşımıza çıkıyor. Ancak bu hikayeler, aynı zamanda direnişin ve dayanışmanın gücünü hatırlatıyor.
Sanat ve Kendini İfade Biçimi
Trans bireyler, kimliklerini sanat, moda veya dijital içerikler aracılığıyla özgürce ifade etme çabasında. Fesa’nın profili de bu bağlamda renkli fotoğraf çekimlerinden kişisel stil ipuçlarına kadar estetik bir özgürlük alanı sunuyor. Bu paylaşımlar, yalnızca “görsel bir şölen” değil; aynı zamanda beden politikalarına ve toplumsal normlara meydan okuma biçimi. Örneğin, makyaj videoları veya giyim tarzı üzerine yaptığı canlı yayınlar, izleyicilere “kendin olma cesareti” aşılıyor.
Aktivizm ve Toplumsal Sorumluluk
Sosyal medya, marjinalize edilmiş gruplar için bir dayanışma aracına dönüşebiliyor. Fesa’nın profili de bu bağlamda LGBTQ+ derneklerinin etkinliklerini duyuran, trans cinayetlerine dikkat çeken veya psikolojik destek hatlarını paylaşan bir platform işlevi görüyor. Özellikle Ataşehir gibi hem geleneksel hem de modern değerlerin iç içe geçtiği bir semtte, bu tür dijital aktivizm, yerel toplulukları harekete geçirmede kritik bir rol oynuyor. “Nefret değil, sevgi yayalım!” gibi sloganlarla attığı adımlar, takipçilerine ilham veriyor.
Kültürel İkilemler ve Kent Yaşamı
Ataşehir, bir yanda kapalı siteleriyle muhafazakar bir profil çizerken, diğer yanda genç ve dinamik nüfusuyla çokkültürlü bir kimliğe sahip. Fesa gibi trans bireyler, bu ikili yapı içinde hem aidiyet hem de özgürlük arayışını dengelemek zorunda. Profildeki bazı gönderiler, semtin sokaklarında çekilmiş fotoğraflarla bu kültürel çelişkiyi yansıtıyor: Bir tarafta lüks AVM’ler, diğer tarafta kimliğini saklamak zorunda kalan bireyler… Bu çatışma, İstanbul’un ruhunu anlamak isteyenler için önemli bir pencere.
Mizah ve Gerçeklik Arasında Hayata Tutunmak
Zorluklara rağmen hayata gülümseyebilmek, trans bireylerin sıklıkla başvurduğu bir direniş stratejisi. Fesa’nın profilinde, günlük yaşamdaki absürt ayrımcılıkları hicveden karikatürler veya “transfobi bingo” gibi interaktif içerikler yer alabiliyor. Bu mizahi dil, ağır konuları daha erişilebilir kılarken, izleyicilere “yalnız değilsiniz” mesajı veriyor.
Profil Bir Araç, Mücadele Bir İlham
Fesa’nın profili, yalnızca bir sosyal medya hesabı değil; insan onuru, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin dijital bir yansıması. Trans bireylerin hikayeleri, toplumun tüm kesimlerine şu soruyu sorduruyor: “Biz nasıl bir dünyada yaşamak istiyoruz?” Ataşehir’in sokaklarında, kafelerinde ve dijital platformlarında Fesa gibi isimler, değişimin ancak empati, dayanışma ve ısrarlı bir mücadeleyle geleceğini hatırlatıyor.